Baş Ağrısına Ne İyi Gelir?

 

Gastrointestinal hastalıkları olan kişilerde başağrısı sıklığınının daha fazla olduğunun gösterilmesiyle birlikte migren ve mikrobiata ilişkisi araştırılmaya başlanmıştır. Yapılan çalışmalar, migren baş ağrısının iltihaplı bağırsak hastalığı ve çölyak hastalığı ile anlamlı bir şekilde ilişkili olduğunu göstermektedir. Şimdiye kadar çok az ilgi gören bir konu, migren baş ağrılarında bağırsağın, özellikle de bağırsak mikrobiyomunda bulunan iyi bakteri “probiyotikler”in rolüdür.

İnce ve kalın bağırsak, vücudunuza birçok kritik işlevde yardımcı olan trilyonlarca iyi bakteriye, yani probiyotiklere ev sahipliği yapar. Bunlardan biri de vücudunuzu toksinlerden ve kan dolaşımına giren ve beyin dahil diğer organlara ulaşan zararlı, yabancı maddelerden korumaktır. Aşırı işlenmiş bir diyet, stres ve bazı ilaçlar gibi dış faktörler, bağırsak mikrobiyomunuzdaki doğal, sağlıklı bakteri dengesini bozabilir.

SİBO Disbiyozis gibi flora bozuklukları sızdıran bağırsağa, sızdıran bağırsakta artmış nöroinflamasyonla migren ve diğer başağrılarında rol alabilir.

Başağrısı Merkezi Ankara kliniğimizde ‘NeuroUpBaşağrısı tedavi protokolleri’ kapsamında tüm başağrısı hastalarımız bütüncül olarak değerlendirilmekte SİBO,İBS semptomları gösteren hastalarımıza konuyla ilgili multidisipliner değerlendirme ve gastroenterolojik tedavi  desteği sağlanmaktadır.

Ağrısız Günler Dileğiyle…

Doç. Dr. Akçay Övünç Özön

Migren Nedir?

Migren, kadınların %17'sinden fazlasını ve erkeklerin %5-8'ini etkileyen, tekrarlayan ve genellikle işgücü kaybına  neden olan bir birincil baş ağrısı bozukluğudur.

Migren Neden Olur?

Migren duyarlılığı, genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin tümünün önemli bir rol oynadığı mültifaktöriyelbir çok nedene dayanır.

Migrenin nedeni karmaşıktır ve hala tam olarak anlaşılamamıştır. Birçok farklı nöropeptid, nörotransmiter ve beyin yolağı sebebolarak  suçlanmıştır. 

Migrende rol oynayan sayısız mekanizma ve yolla bağlantılı olarak, çeşitli komorbiditelerin (örneğin kardiyovasküler, psikiyatrik ve diğer nörolojik durumlar) migrenle yakından ilişkili olduğu bulunmuştur.

Bağırsak Bakterileri ve Kötü Bağırsak Sağlığı Migrene Neden Olabilir mi?

Helicobacterpylorienfeksiyonu (mideyi kolonize eden bir bakteri), irritabl barsak sendromu, gastroparezi, karaciğer bozuklukları, çölyak hastalığı ve mikrobiyomdaki (disbiyoz adı verilen) değişikliklerin tümü migren oluşumuyla ilişkilendirilmiştir.

Bağırsak-beyin eksenini içeren çeşitli mekanizmalar;

dolaşım sistemine (sızıntılı bağırsak) geçen inflamatuar moleküller ile kronik bir inflamatuar yanıt, bağırsak-bağışıklık sisteminin bağırsak bakteri modülasyonu ve otonom ve enterik sinir sisteminin işlev bozukluğu gibi mekanizmaların bu ilişkide rol aldığı düşünülmektedir.

SIBO Migrene Neden Olabilir mi?

Migrenlerde SIBO'yu gösteren yayınlanmış bir araştırma yoktur, ancak yukarıdaki ilişkileri düşündüğümüzde güçlü bir korelasyon görmek şaşırtıcı olmayacaktır.

Bazı çalışmalar, IBS'denmuzdarip olanların %81'inin SIBO'ya sahip olduğunu ve bu nedenle burada bir korelasyon göreceğimizi ispatlamıştır. Ayrıca H. Pylori ve gastroparezi, SIBO'nun potansiyel nedenleri olarak tartışılmıştır - her ikisi de migren ile ilişkilendirilmiştir.

Sızdıran Bağırsak Migrene Neden Olabilir mi?

Evet, araştırmalar, sızdıran bağırsağın, zayıf bağırsak sağlığını migrenlere bağlayan mekanizmalardan biri olabileceğini teorileştirdi. Sızdıran bir bağırsağımız olduğunda, bakteriyel metabolitler, migrenlere katkıda bulunabilecek bir bağışıklık ve inflamatuar yanıtı uyarabilen bağırsak astarını geçebilir.

SIBO Migrene Neden Olur mu?

Son çalışmalar migrenin irritabl bağırsak sendromu (IBS), inflamatuar bağırsak sendromu ve çölyak hastalığı dahil olmak üzere gastrointestinal bozukluklarla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir .

Gastrointestinal hastalıkların yanı sıra, bağımsız bir faktör olarak bağırsak mikrobiyotası da sistemik hastalıklara katkıda bulunabilir. Bunun nedeni  şunlar olabilir:

  • Uyarılmış bağışıklık hücrelerinin göçü
  • Mikrobiyal ürünlerin veya metabolitlerin sistemik difüzyonu
  • Bağırsak bariyer fonksiyonunun azalmasının bir sonucu olarak bakteriyel translokasyon (yani sızdıran bağırsak).

Beyin ve bağırsak, sinirsel, hormonal, metabolik ve bağışıklık yollarıyla güçlü bir şekilde bağlantılıdır. İletişim, sadece beyinden bağırsağa değil, aynı zamanda tersi yönde de iki yönde gerçekleşir.

Bağırsak mikrobiyotasının bağırsak-beyin eksenindeki rolüne ilişkin bu son bulgu, bağırsak mikrobiyotasının beyin fonksiyonları ve migren gibi nörolojik hastalıklarla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Baş Ağrısı ve Bağırsak Sağlığı

Gastrointestinal rahatsızlıklarla ilgili tüm gözlemsel çalışmalar migren ile sınırlı değildir. Örneğin HEAD huntstudy çalışması, migren dahil olmak üzere bağırsak semptomları ve baş ağrısı arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışma, Norveç'te bir ilçede 51.000'den fazla kişi arasında ankete dayalı bir kesitsel çalışmaydı. Çalışma, bağırsak şikayetleri olmayan kontrol grubuna kıyasla düzenli olarak bağırsak semptomları yaşayan kişilerde baş ağrısı prevalansının daha yüksek olduğunu gösterdi. Baş ağrısı ve bağırsak şikayetleri arasındaki ilişki, artan baş ağrısı sıklığı ile arttı. Migren hastalarında olduğu gibi, migren dışı baş ağrısı olan kişilerde de tüm bağırsak şikayetleri yaygındı. Dolayısıyla hem migren hem de diğer tip baş ağrıları gastrointestinal şikayetleri olan kişilerde daha sık görülür.

Büyük bir ulusal sağlık sigortası veri tabanında tanımlanan yaklaşık 125.000 IBS hastası arasında yapılan bir araştırma, aynı veri tabanından bir kontrol popülasyonunda 1000'de 22'ye karşı 1000'de 60 migren prevalansı bulmuştur. IBS kohortundaki kişiler için migren teşhisi konma olasılığı, IBS olmayan kohorttaki kişilere kıyasla %60 daha yüksekti.

Migren ve Gastroparezi

Gastroparezi, midenin geç boşalması ile kendini gösteren kronik bir hastalıktır.Gastroparezi, diyabetin nispeten yaygın birkomplikasyonudur. 

Diyabetik gastroparezisemptomları olan bir hasta popülasyonunda, siklik kusmapaternleri olan hastalarda migren baş ağrısı insidansı, siklik kusma paterni olmayan hastalara kıyasla daha yüksekti. Migren atakları gecikmiş mide boşalması ile ilişkilidir. Migrenle ilişkili bu gastroparezi, migrenin oral triptanlar gibi oral ilaçlarla tedavisi için bir sorundur. Başlangıçta migren atakları sırasında gecikmiş mide boşalması bulundu, şimdi interiktal dönemlerde migren hastalarının mide boşalmasını geciktirdiğine dair göstergeler var. Bununla birlikte, şimdiye kadar yapılan çalışmalar küçük ve sonuçlarında tutarsız olmuştur, bu nedenle bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

Sızdıran Bağırsak ve Migren

İrritabıl bağırsak sendromu (IBS), ve çölyak hastalığı gibi artan bağırsak geçirgenliği ile karakterize edilen bağırsak bozukluklarında, proinflamatuar bağışıklık tepkilerinin arttığı bildirilmiştir. 

Proinflamatuarimmün yanıtların güçlü bir tetikleyicisi olanlipopolisakkaritlerin (LPS) lerin sızdıran bağırsak nedeniyle bağırsak lümeninden dolaşıma sızmasınöroinflamasyonu tetikleyebilir.

 Migren atakları sırasında migren hastalarının serumunda proinflamatuar bağışıklık hücrelerinin artmış seviyeleri bulunmuştur. Bu sitokinler, trigeminal sinirin ağrı reseptörlerine etki ederek migrene neden olabilir.

Ayrıca migren ile astım, obezite, metaboliksendrom, alerjiler ve gastrointestinal hastalıklar gibi çok çeşitli inflamatuar bozukluklar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler rapor edilmiştir. 

Probiyotikler Migrene Yardımcı Olabilir mi?

Bağırsak sağlığı ve migren arasındaki bağlantıyı açıklamaya yardımcı olan yukarıdaki mekanizmalara dayanarak, araştırmaların gerçekten de probiyotiklerin migren için yararlı olabileceğini öne sürmesi şaşırtıcı değildir.

Bifidobacteriuminfantis, Lactobacillusacidophilus, Enterococcusfaecalis ve Bacilluscereus,içeren bir probiyotiğin 14 hafta boyunca günde üç kez 1.5 gram kullanımının katılımcılarda migreni hafifletmeye yardımcı olduğunu gösterdi.Bu katılımcıların ayrıca bir IgG Gıda Duyarlılığı testi yaptığını ve sorunlu gıdaları diyetlerinden çıkardığını belirtmek önemlidir.

Probiyotiklerle birlikte IgGeliminasyon diyeti migren artı IBS için faydalı olabilir. Migren ve gastrointestinal hastalıklar arasındaki karmaşık ilişkiyi anlayarak yeni bir anlayış sağlayabilir.

Probiyotikler Migrenlere Nasıl Yardımcı Olur?

Bağırsak sağlığını migrene bağlayan aşağıdaki mekanizmalardan daha önce bahsetmiştik:

  • Bağırsak-beyin ekseni
  • Dolaşım sistemine geçen inflamatuar moleküller ile kronik inflamatuar yanıt (sızdıran bağırsak)
  • Bağırsak bağışıklık sisteminin bağırsak bakteri modülasyonu
  • Otonom ve enterik sinir sisteminin bağırsak bakteri modülasyonu (enterik sinir sistemi, sindirim sistemi sinir sistemi olarak düşünülebilir)

Bunu akılda tutarak, probiyotiklerin bağırsak-beyin eksenini modüle edebileceğini, inflamasyonu azaltabileceğini, otonom sinir sistemini pozitif olarak modüle edebileceğini ve mikrobiyomun kendisini modüle edebileceğini biliyoruz. Ayrıca bağırsak-bağışıklık sistemini modüle etmeye yardımcı olurlar.

Özet: Bağırsak Sağlığı ve Migren

İşte bağırsak sağlığının sırları!

  • IBS gibi çeşitli bağırsak rahatsızlıkları migren ile ilişkilendirilmiştir.
  • Bu ilişkiyi açıklayabilecek birkaç mekanizma vardır.
  • Probiyotikler migreni hafifletmede yardımcı olabilir.
  • IgG gıda duyarlı testine dayalı bir eliminasyon diyeti başağrılarınızın azalmasına yardımcı olabilir.

İletişim Formu

Aşağıdaki form vasıtasıyla bize kolayca ulaşabilirsiniz. En yakın zamanda size dönüş yapılacaktır.

Konu seçiniz

İlginizi Çekebilecek Konular

Migren Botoksu ve Doğrular

Migren, kişilerin sosyal ve iş hayatlarını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürmektedir. Bu nedenle bilim insanları bu rahatsızlığı tedavi etmek amacı ile pek çok yöntem denemiştir.

Küme Baş Ağrısı Tedavisi

Her 1000 kişiden yaklaşık 1 ila 2 kişiyi etkileyen nadir bir baş ağrısı türüdür.Küme baş ağrısı  bir kişinin yaşayabileceği en acı verici durumlardan biridir. Küme baş ağrısı yaşayan kadınlar, ağ

yaslanma-mi-yas-alma-mi

Yaşlanma mı? Yaş alma mı?

Yaşlanma, oldukça karmaşık bir biyo-psiko-sosyal bir süreç olup türe özgüdür. Canlının olgunlaşma süreci tamamlandıktan sonra fizyolojik yedek kapasitelerinin giderek azaldığı, yıprandığı ve buna bağl