Bağırsaklarınız Hastaysa Başınız Ağrıyabilir!

Gastrointestinal hastalıkları olan kişilerde başağrısı sıklığınında daha fazla olduğunun gösterilmesiyle birlikte migren ve mikrobiata ilişkisi araştırılmaya başlanmıştır. Yapılan çalışmalar, migren baş ağrısının iltihaplı bağırsak hastalığı ve çölyak hastalığı ile anlamlı bir şekilde ilişkili olduğunu göstermektedir. Şimdiye kadar çok az ilgi gören bir konu, migren baş ağrılarında bağırsağın, özellikle de bağırsak mikrobiyomunda bulunan iyi bakteri “probiyotikler”in rolüdür.

İnce ve kalın bağırsak, vücudunuza birçok kritik işlevde yardımcı olan trilyonlarca iyi bakteriye, yani probiyotiklere ev sahipliği yapar. Bunlardan biri de vücudunuzu toksinlerden ve kan dolaşımına giren ve beyin dahil diğer organlara ulaşan zararlı, yabancı maddelerden korumaktır. Aşırı işlenmiş bir diyet, stres ve bazı ilaçlar gibi dış faktörler, bağırsak mikrobiyomunuzdaki doğal, sağlıklı bakteri dengesini bozabilir.

Birkaç klinik çalışma, migren baş ağrıları ve Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, bağırsaktaki bir dengesizlik ile beyindeki koşullar arasında açık bir ilişkiye işaret etmektedir.

Ağrısız Günler Dileğiyle…

Doç. Dr. Akçay Övünç Özön

Bağırsak-Beyin Ekseni Nedir?

Bağırsak ve beyin  birbirleriyle sürekli iletişim halindedir. Beyin bağırsaklarınıza sinyaller gönderir. Örneğin, sadece yemek yemeyi düşünmek, beyni, sindirim sistemine belirli sindirim enzimlerini salgılamasını söylemesi için tetikleyebilir . Bağırsak, gastrointestinal sistemin astarına gömülü bir nöron ağı olan Enterik Sinir Sistemine (ENS) ev sahipliği yapar. Oradan, haberci sinyalleri aracılığıyla beyinle iletişim kurar.

Yani bağırsaklarınız ve beyin arasında çift taraflı otobana benzer bir iletişim ağı vardır.

Bağırsak bakterileriniz, nörolojik sinyaller, hormonlar ve bağışıklık haberci sinyalleri aracılığıyla beyninizle bu iletişimde aktif bir rol oynar.

Bağırsaklarınızı etkileyen şey beyni de etkiler ve bunun tersi de geçerlidir. Örneğin, beyniniz stresi algıladığında bağırsağınıza iştahınızı değiştirebilecek, midenizi bulandırabilecek veya ishale neden olabilecek sinyaller gönderir. Diğer taraftan, bağırsağınız beyninize ne zaman yemeyi bırakması gerektiğini söyleyecektir.

Bilim adamları, bağırsak mikrobiyomunda bir dengesizlik ile Alzheimer hastalığı  ve ayrıca depresyon ve anksiyete gibi duygusal bozukluklar dahil olmak üzere bilişsel hastalıklar arasında açık bağlantılar olduğunu göstermiştir .

Migren atakları için bir hipotez, bunların beyindeki nöroinflamasyon olarak da adlandırılan inflamatuar süreçler tarafından tetiklendiğidir. 2019'da yapılan bir beyin görüntüleme çalışması,  sağlıklı bireylere kıyasla migren hastalarının beyinlerinde yüksek düzeyde iltihaplanma olduğunu gösterdi . Nature tarafından yapılan bir literatür incelemesinde , yazarlar migrenlerin nöroinflamasyon içerdiğine dair bu görüşü destekleyen kanıtlar sunuyorlar.

Bu şu soruyu akla getiriyor: Enflamasyon nereden geliyor ve buna ne sebep oluyor?

Temel Sorun: Sızdıran Bağırsak

Sorunun cevabı bağırsaklarınızda yatıyor olabilir! Ağız yoluyla vücudumuza giren her şey vücut tarafından emilmeden önce sindirim sisteminden geçer. İyi bağırsak bakterilerimiz, sindirime, besin emilimine ve atılıma (bağırsak hareketleri) yardımcı olmada kritik bir rol oynar.

Bağırsaklarınız Sızdırıyorsa Başınızı Ağrıtabilir !

Laktobasiller yiyeceklerdeki pestisitler, kimyasal gıda katkı maddeleri ve sudaki ağır metaller,büyük boyutlu alerjen bakteri parçaları,LPS(Lipopolisakkaritler) gibi zararlı maddelerin vücuda girmemesi için bağırsak bariyerimizi de korurlar.

Laktobasiller kısa zincirli yağ asitleri bütirat salgılayarak mukus sentezini artırır aynı zamanda epitel hücrelerinin biribirine sıkıca yapışmasını sağlayan köprüleri(tight junction) güçlendirir.Böylece sızdıran geçirgen bağırsağı engeller.

Laktobasiller bağırsak yüzeyini mukusla örter bağırsak epitel hücrelerini adeta bir tutkalla yapıştırır gibi sıkıca birbirine bağlanmasını sağlar.

Bu zararlı maddelerin çok fazla olması, sağlıksız beslenme, stres ve bazı ilaçlar bağırsaklarımızdaki sağlıklı bakteri çeşitliliğini ve dengesini bozan Disbiyoz veya Sibo denilen durumlar sonunda genellikle “sızdıran bağırsak” olarak adlandırılan bağırsak bariyerimizin zayıflamasına ve geçirgen olmasına yol açar. Şimdi, bu zararlı maddeler bağırsak bariyerinden  kan dolaşımına sızabilir .

Bu zararlı maddeler ve toksinler beyne ulaştığında, beyin iltihaplanma şeklinde bir bağışıklık tepkisini harekete geçirir. Ne yazık ki, bu toksinler beyne ulaşmaya devam ederse, iltihaplanma devam eder ve potansiyel olarak migren ataklarına yol açabilir.

Disbiyoz ve Sibo sızdıran bağırsağa ,sızdıran bağırsakta nöroinflamasyona neden olarak potansiyel Migren başağrısı ataklarına zemin hazırlayabilir.

Mutluluk Hormonu Seratonin Bağırsak-migren İlişkisinde Rol Alabilir mi?

EVET bağırsaklarınızdaki bakteriler seratonin üretir ve modüle eder.Migren hastalarında seratonin seviyelerindeki düşüklük en önemli sorunlardan biridir.

Migren patofizyolojisindeki serotoninin rolü,serotonin üretme ve modüle etmede bağırsak mikrobiyotasının önemini ön plana çıkarmaktadır.Ataklar esnasında migrenin düşük bir serotonin durumu olduğu bilinmektedir ve kanıtlar triptofanın (serotonin öncüsü) tükenmesinin migren semptomlarını şiddetlendirdiğini göstermektedir. Çoklu probiyotik suşlar, serotonin üretir veya triptofanın metabolizmasını modüle eder ve bu durum için fayda sağlayabilir.

Stres, migren ataklarının en yaygın tetikleyicisi olarak tanımlanmıştır Stres kortizol ve bazı hormonların salınımını artırıp bağırsak geçirgenliğini artırır. Araştırmalar, probiyotiklerin kemirgenlerde stresin neden olduğu bağırsak sızıntısını çözebildiğini ve insanlarda kortizol düzeylerini azaltabildiğini belirlemiştir; Bu, migren baş ağrılarını etkileyebilecek ek bir mekanizmayı açıklayabilen kanıtlardır.

Migrenli Hastaların Bağırsak Floraları Farklı mı?

Amerikan Bağırsak Projesi katılımcılarının analizi, migrenlilere karşı migrenli olmayanların ağız ve dışkı örneklerinde nitrat, nitrit ve nitrik oksit redüktaz genlerinde (bakteri kaynaklı: cins Streptococcus ve Pseudomonas) önemli farklılıklar tespit etti.

Nitrat bileşikleri iyi bilinen baş ağrısı tetikleyicileridir ve kalsitonin geni ile ilişkili peptit (CGRP) gibi maddelerin salınımı yoluyla migrene neden olabilirler.

Benzer şekilde, 2018 yayınında Georgescu ve ark. migrenli irritabl bağırsak sendromu (IBS) hastalarında, migren öyküsü olmayan IBS kontrollerine kıyasla daha yüksek disbiyoz seviyeleri gösterdi.

Bu iki makale migrenlilerin mikrobiyomunu tam olarak karakterize etmek için daha fazla çalışmaya duyulan ihtiyacı gösterirken, migreni olmayan kontrollerle karşılaştırıldığında migren yaşayan hastaların mikrobiyomlarında farklılıklar olduğuna dair ilk kanıtları da sağlarlar.

Bu araştırmalar migren hastalarının bağırsak floralarında önemli farklılıklar olabileceği yönünden kanıtlar sağlamaktadır.

Probiyotikler Migrene İyi Gelir mi?

Birçok çalışma probiyotiklerin migren başağrısına iyi geleceğiyle ilgili önemli potansiyel olduğunu göstermekte.Bağırsaktaki iltihaplanma ile beyindeki iltihaplanma arasındaki bağlantı göz önüne alındığında, bağırsak bariyeri işlevimizi onarmaya ve güçlendirmeye yardımcı olan bakteri dengesini desteklemek, bu kısır iltihaplanma döngüsünü durdurmanın kritik bir bileşenidir.

Probiyotiklerin migrende faydaları ile ilgili yapılan bir çalışmada 8 haftalık kullanım sonrası hastalar migren sıklığında %58  ve yoğunlukta %33 azalma bildirdi . Aura, bulantı, kusma gibi eşlik eden semptomlar, semptomlara bağlı olarak %70 ve daha fazla oranda azaldı ve ağrı kesici kullanımı %50'ye yakın azaldı.

Şimdiye Kadar Yayınlanmış En Büyük Çalışmada Probiyotiklerin Baş Ağrısı Sıklığını ve Migren Belirti Şiddetini Önemli Derecede Azalttığı Gösterildi.

Migren baş ağrılarının tedavisinde probiyotik takviyelerin etkisi için yapılmış şimdiye kadarki en büyük çift kör, randomize, plasebo kontrollü denemesinde migren hastası 100 hasta (50 kronik migren 50 epizodik migren) ya 8 hafta (14 bakteri suşu; günde 4 milyar CFU) ya da 8 hafta boyunca plasebo kullandı.

gorsel

Denemenin sonunda, plaseboya kıyasla probiyotik gruplarda migren ataklarının ortalama sıklığı önemli ölçüde azalmıştı; Epizodik Migren grubunda %40 ve Kronik Migren grubunda %45.

Plaseboya kıyasla probiyotik gruplarda migren yoğunluğu da önemli ölçüde iyileşmiştir; Epizodik Migrende %29 ve Kronik Migrende %31.

Ayrıca, her iki probiyotik grubunda da abortif ilaç kullanımı büyük ölçüde azaldı ve kronik migren probiyotik grubunda atak süresi de önemli ölçüde azaldı. 

Benzeri faydaları gösteren çalışmaların artmasını takiben,migren için en doğru laktobasil kombinasyonu üzerinde çalışmalar yoğunlaşmıştır.

Bağırsaklarınızı Onarın Beyindeki Enflamasyonu Azaltın

Adım 1: Bağırsaklarınızı Onarın

Dengeli bir probiyotik takviyesi sağlıklı bakteri dengesini geri kazanmaya yardımcı olur. Aynı zamanda Prebiyotik ve Probiyotik ağırlıklı beslenme ile sağlıklı bakteri dengesi yeniden sağlandığında, bakteriler bağırsak bariyeri işlevinizi onarmaya ve güçlendirmeye yardımcı olacak ve bağırsak geçirgenliğini azaltacaktır. Bu da zararlı maddelerin bağırsak bariyerinizden kan dolaşımına sızma olasılığını azaltır.

Unutmayın, bağırsak bariyeriniz ne kadar hasar görürse, tamamen onarılması o kadar uzun sürebilir. Bununla birlikte, doğru probiyotiği aldığınızda, ilk 4 hafta içinde genellikle bir fark hissedebilirsiniz.

Adım 2: Beyindeki Enflamasyonu Azaltın

Bağırsak onarıldığında, vücudunuz kan dolaşımınızda dolaşan daha az toksik maddeyle uğraşmak zorundadır. Bu, detoksifikasyondan sorumlu olan karaciğer gibi organlar için büyük bir rahatlamadır.

Beyne daha az toksin ulaştığında, beyniniz sürekli “iltihaplanma modunda” olmayı bırakabilir. Vücudunuz beyinde iltihaplanmaya neden olan bir bağışıklık reaksiyonunu tetiklemeyecektir. Sonuç olarak, migren olasılığı çok daha düşüktür ve bireyler ayrıca pozitif ruh halinde bir artışın yanı sıra iyileştirilmiş konsantrasyon ve odaklanma yaşayabilirler.

Probiyotiklerin Beyin İçin Diğer Faydaları

Anksiyete ve Ruh Hali: Bağırsak bakterileri, ruh halini modüle etmek için kritik olan serotonin ve dopamin dahil nörotransmiterler dahil hormonlar üretir. Bağırsak bakterilerindeki bir dengesizlik, kaygı ve depresyon gibi duygudurum bozukluklarıyla doğrudan bağlantılıdır.

Aslında mutluluk hormonunuz olan serotoninin %90'ı bağırsakta üretilir . Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bağırsak mikrobiyomunun dengesi bozulduğunda, bu aynı zamanda bu önemli hormonların ve nörotransmitterlerin üretimini de etkiler.

Biliş ve odaklanma:  Biliş ve odaklanma, bağırsak bakterilerimiz iki nedenden dolayı dengede olmadığında da etkilenebilir.

Birincisi, beyindeki sürekli iltihaplanma (sızdıran bir bağırsak ve beyninize ulaşan toksinler nedeniyle) hafıza, konsantrasyon ve odaklanma dahil olmak üzere genel beyin fonksiyonlarını etkiler.

İkincisi, bağırsak bakterileri, beyne haberci görevi gören ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olan kısa zincirli yağ asitleri üretir. Bağırsak bakterilerinizin sadece %20'si bu kısa zincirli yağ asitlerini üretebilir, bu nedenle bağırsak ve beyin sağlığı için dengeli ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu gereklidir.

Sonuç

İyi bir mikrobiyotaya sahip dengeli, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu, genel sağlık ve canlılık için gereklidir. Sindirim ve bağırsak hareketlerimizden çok daha fazlasını etkiler.

Son birkaç yılda, birçok nörolojik durum ve duygusal bozukluk, bağırsak mikrobiyomunda bir dengesizlik ile ilişkilendirilmiştir. Daha yakın zamanlarda, bu aynı zamanda bağırsak sağlığı ve migren arasındaki bağlantıyı da içerir.

Buradaki fikir, bağırsak bakterilerimizdeki bir dengesizliğin bağırsakta iltihaplanmaya yol açacağı ve sızdıran bağırsaklara neden olacağıdır. Artık kan dolaşımına girebilen toksinler sonunda beyne ulaşır ve burada iltihaplanmayı tetikler. Beyindeki iltihaplanma, migren semptomlarının yanı sıra ruh hali ve konsantrasyondaki değişikliklerle bağlantılıdır. Yüksek kaliteli bir probiyotik takviyesi almak, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunun yenilenmesine ve korunmasına yardımcı olabilir ve bununla birlikte beyin sağlığını olumlu yönde etkiler.

İletişim Formu

Aşağıdaki form vasıtasıyla bize kolayca ulaşabilirsiniz. En yakın zamanda size dönüş yapılacaktır.

Konu seçiniz

İlginizi Çekebilecek Konular

Migren Sinir Blokajları

Migren, hastaların günlük yaşamlarını etkilemektedir. Hastaların gün içerisinde gerçekleştirmiş olduğu aktivitelerde aynı zamanda kısıtlılık yaratabilen baş ağrısıdır.

Küme Baş Ağrısı Tedavisi

Her 1000 kişiden yaklaşık 1 ila 2 kişiyi etkileyen nadir bir baş ağrısı türüdür.Küme baş ağrısı  bir kişinin yaşayabileceği en acı verici durumlardan biridir. Küme baş ağrısı yaşayan kadınlar, ağ

Migren Sinir Blokajları

Migren, hastaların günlük yaşamlarını etkilemektedir. Hastaların gün içerisinde gerçekleştirmiş olduğu aktivitelerde  aynı zamanda kısıtlılık yaratabilen baş ağrısıdır.